Kardeşine Yolla Kampanyası Sona Erdi

Yazan: Neslihan Leyla Toker, Temmuz 30th, 2008

Tüm okuyucularımızın katkılarına ve desteklerine sonsuz teşekkürler…

Gönderdiğimiz yardım paketleri Ardahan Valiliği denetiminde ihtiyacı olanlara dağıtılmış.

Bir dahaki yardım kampanyamızda buluşmak üzere…

Yorum yok | Kategoriler: Duyurular

Bebeklerin Diş Ağrısını Azaltmak İçin Neler Yapılabilir?

Yazan: Neslihan Toker, Temmuz 17th, 2008

Diş AğrısıDişlerle ilgili 13 aylıkken yazdığım tecrübelerime taş çıkartacak bir seri diş ağrısı çekti kızım.

Tam 7 gün sürdü, hala da devam ediyor.

İlk dört gün ateş oldu. En kötüsü de hafta sonuna denk gelmesiydi. Ateşin idrar yolları enfeksiyonu göstergesi olabileceğini düşünerek idrar tahlili yaptırdık. Hafta başına kadar ateşini ilaçla ve sirkeli suyla düşürmeye çalıştık.

Pazartesi sabahı doktora gittiğimizde, ağzına hiç bir şey sokturmamasının nedenini anladık. Çünkü 6 dişi birden geliyordu ve damağı şişmişti. Biraz da boğaz enfeksiyonu vardı. Ateşi o yapmıştı demekki! Neyseki idrarında bir şey çıkmadı.

Diş ağrısı için  ilaç olarak; ağrı kesici şuruplardan ve diş jellerinden başka bir seçeneğiniz yok.

Ben; hepinizin bildiği Calpol ve Dolven’i sırayla kullandım. Birinden verip 5 saat sonra diğerinden verdim (doktor tavsiyesidir, siz de doktora başvurarak kullanınız).
Yazının devamını oku »

Yorum yok | Kategoriler: Bebek Gelişimi, Beslenme ve Sağlık

Bir Yaşındaki Bebeğin Yemek Yemesi

Yazan: Neslihan Toker, Temmuz 10th, 2008

Ela doğduğundan beri bir şeyler yemeyi çok sevdi.
2 aylıkken bizim kahvaltı masamızda oturup kaşık çatal seslerini dinledi.
4 aylıkken bizi yemek yerken izledi.
6 aylıkken kahvaltıda önce bizi izledi hemen sonra kendi kahvaltısını yedi.
8 aylıkken bizimle birlikte (kendi yiyecekleriyle) kahvaltı yaptı, akşam yemeği yedi.
9 aylıkken ekmek, kek, krep gibi yiyecekleri eline verip; kendi kendine yemesine başlattım.
Plastik tabağına keki onun lokmalası kadar bölüp önüne koyuyordum. Tek tek alıp ağzına atıyordu.
13 aylık olduğunda yani 1 yaşında;
Yaşına girdiğinde doktoru artık tüm yasakların kalktığını söyledi. Yani patlıcan, salam sosis, çikolata…hepsini yiyebillir.

  • Ben yine de onun için özel çorba yapmaya devam ediyorum. Ama dışardaysak ve yanıma çorbasını almamışsam, bezelye, patates…gibi yemekleri rahatlıkla yiyebiliyor.

  • Kendi kendine yedirmeye önce makarnayla başladım. Çok rahatlıkla çatala takıp yiyor.
  • Çorba kasesine koyduğum pilavı, kendi kendine kaşığıyla yiyor. Tabi kaşıktaki pilavın yarısı yere yarısı onun ağzına gidiyor. Ama olsun dökmemeyi, dengeli kaşık tutmayı böyle öğrenecek.
  • Muz, malta eriği, elma gibi meyveleri de yine lokması kadar doğrayıp önüne koyuyorum. Tek tek çatalını batırarak yiyor.

Önemli olan bebeğinizi yemek yerken sıkmamanız, zorlamamanız…
Yemek yemek ona zevk vermeli, aynı bizim gibi yani.
Devamı onun da becerisiyle kendinden gelecektir.

Bir okuruma da önerdim. Beaba‘nın çok güzel renkli kaşık ve çatalı var. Ben kızıma onlarla yemek yedirmeye başlattım. Size de öneririm.
Beaba‘nın plastik tabakları da var. Onlarda çok kullanışlı görünüyor. Bunların hepsini Joker Mağazaları’nda bulabilirsiniz.

Yorum yok | Kategoriler: Bebek Gelişimi, Beslenme ve Sağlık

Görüntü Kirliliği

Yazan: Neslihan Toker, Temmuz 7th, 2008

Apartmanİşine bebeğine bakmak için ara vermiş bir iç mimar anne olarak, yaşadığımız şehirde İstanbul’da bu tarz kirlilikle sıkça karşılaşıyor ve çok üzülüyorum.

Üzülüyorum çünkü; memleketimizde hala işin gerektirdiği kişiler yerine “ben bilirim” diyen ehil olmayan kişiler İƺ YAPIYOR

Üzülüyorum çünkü;

  • İnsanlar için evine işine gidip gelirken gördüğü manzalar, objeler, renkler o kadar önemlidir ki! (Yolda güzel bir çiçek gördüğümüzde gülümseriz, çöpler ortalığa dağılmışsa yanından geçerken moralimiz bozulur)
  • ƺehrimizi evimiz gibi görmeyip, üst üste binalar yaptırmışız yaptırmaya devam ediyoruz.
  • İstanbul’un en işlek en büyük ilçesindeki yolların kenarında, bebek arabası sığacak kadar bile kaldırım yok, yoldan sürmek zorunda kalıyoruz.

Yorum yok | Kategoriler: Dekorasyon

Tuvalet Eğitimi

Yazan: Neslihan Toker, Haziran 28th, 2008

Ben kızımı 13 aylıkken tanıştırdım lazımlıkla.

5 YTL’ye aldığım bu lazımlıkla hayatımız nasıl değişti?
Bu tecrübeyi sizlerle paylaşmak bana mutluluk veriyor. Biliyorum ki çoğu ebeveyn çocuğuyla bu konuda çok sorunlar yaşıyor.

Ela 12. ayındayken doktoru artık klozet adaptörü alabilirsiniz dedi. Ertesi gün hemen alıp Ela’yı oturttuk. Çok korktu. Diğer günler de denedik ama hep inmek istedi.
Hiç zorlamadım çünkü 13. ayında anne sütünden kesmek zorundaydım. İkisini aynı anda yaptırmayacağımı çok iyi biliyordum.
14. ayının başındayken lazımlık almaya karar verdim. Profilo Alış veriş Merkezi‘ndeki Elit Oyuncak‘dan Pilsan marka lazımlık aldım. Çok aradım, çünkü tuvalet eğitimi genelde 18. ayda başladığı için oturak yerleri çok büyük oluyor ve Ela’nın poposu içine gömülüyordu. Böylesine kibarını zor buldum.

Kızımın en sevdiği şey civciv vardı üzerinde. Ela’nın altını açıp üzerine oturttum ve “bu Ela’nın tuvaleti, civciv de çiş yapıyor” gibi cümlelerle kalkmamasını sağladım.
Yazının devamını oku »

Yorum yok | Kategoriler: Bebek Gelişimi

İshal

Yazan: Neslihan Toker, Haziran 25th, 2008

Bebeklerde İshalİki gündür 15 aylık kızım, katılığı sıvıya yakın kaka yapıyor.

Yedirdiğim meyvelerden mi? İçtiği sudan mı? diye sebebini bulmaya çalışırken, bir yandan da bol sıvı verdim.

Bu sabah, Dr Benjamin Spock’un kitabı Bebek Bakımı ve Eğitimi kitabından “ishal”i okudum.

Bakın ne faydalı bilgiler var. Hepsini aktarıyorum.

SÜT ÇOCUKLARINDA İSHAL:

  • Bebeğin bağırsakları bir iki yaşına kadar oldukça naziktir. Daha büyük çocuklara ya da yetişkinlere hiç zarar vermeyen bazı besinler, ya da yetişkinlere hiç zarar vermeyen bazı besinler, ya da mamasına konan şeker, onun bağırsaklarını bozabilir. Bu yüzden de bebeğe nezlemizi bulaştırmamaya çalışır, sütünü büyük bir itinayla sterilize eder ve yeni besinleri ihtayatla veririz.

Bebeğin her zaman iyi olan kakası bir gün birdenbire çok sulu hale gelirse, çocukta bir bağırsak rahatsızlığı bulunduğuna emin olabilirsiniz.Kaka sulanırsa başka değişiklikler de kendini gösterir.
Yazının devamını oku »

Yorum yok | Kategoriler: Bebek Gelişimi, Beslenme ve Sağlık

Çocuklarımızı Ne Sıklıkla Güneşe Çıkarmalıyız?

Yazan: Neslihan Toker, Haziran 17th, 2008

D VitaminiGüneşin bebekler ve çocuklar için yararını, D vitaminin bünyeleri için ne kadar faydalı olduğunu hepimiz biliyoruz.

Ama güneş ışınlarını doğru kullanmak gerek. Işınların dik geldiği saatlerde hiç dışarı çıkmamak sadece sabah ve akşam üzeri bebek ve çocuklarımızı güneşe çıkarmalıyız.

Bebek Bakımı blogumda kızım 4 aylıkken D Vitamini ile ilgili bir yazı yazmıştım. Bugün gazetepost.com‘da bu konuyla ilgili bir uzmanın yazısını okudum. Size de tavsiye ediyorum.

Ne zamanlar güzeşe çıkarmamız gerektiğini, güneş kremini ne sıklıkla sürmemiz gerektiğini ve sıcaklığın bebekler üzerindeki olumsuz etkilerini; alınacak önlemleri anlatıyor…

Yazı şöyle başlıyor:

1. KURAL : Sabah 10:00 ile öğleden sonra 16:00 arasında gölgede ya da evde kalmalı.Gün ortasında güneş ısınları çok kuvvetli ve dikgelir bu nedenle bebeklerin ve çocukların bu saatlerde içerde kalması gerekir.Bulutlu günlerde kumsalda güneş yanığı rüzgar ve rüzgar etkisiyle daha fazla olur.
Yazının devamını oku »

Yorum yok | Kategoriler: Bebek Gelişimi, Beslenme ve Sağlık

Bebeği Güvenli Yıkamak

Yazan: Neslihan Toker, Haziran 7th, 2008

Kulak TıkacıKulak Tıkacı

Genelde yeni anneler; bebekleri minikken; “yıkarken nasıl tutacağım” endişesiyle panik yaşarlar. Bende de olmuştu. Hele kızımın ilk yıkanmasını izlerken “en az 4 kişi olmalı” diye düşünmüştüm:)

Tabiki bebek ve anne yalnız kaldığında, iş başa düşüyor ve bir şekilde bu ikili anlaşmanın bir yolunu buluyor.

Aslında baba eve geldiğinde beraber yıkamak çok daha kolay oluyor.

Ama bir zaman sonra bebek 10 - 11 aylığa geldiğinde, kuvetinde birinin elleri arasında yıkanmak istemiyor.

O zaman büyük küvete geçiyorsunuz, biri ayakta tutuyor diğeri yıkıyor.

İşte; ayakta duran, meraklı hareketlerle aniden dönüşler yapan bebeğin tehlikeli anları….

Yazının devamını oku »

Yorum yok | Kategoriler: Bebek Gelişimi, Beslenme ve Sağlık

Örgüden Yılan Oyuncak

Yazan: Neslihan Toker, Mayıs 29th, 2008

Oyuncak Yılanƺimdi nereden çıktı bu yılan diyenleri duyar gibiyim. Hele de kız bebeğe yılan oyuncak …!?

Ama benim kızım bir kitabında yılan gördü. Parmağıyla göstererek ıh dedi. (Bu ne) demekti.

Ben de yılanı anlatabilmek için tıssss diyerek elimi de yıan gibi kıvırdım. Bunu bir kaç kez daha tekrarladık.

Her kitap okuyalım mı dediğimde tıssss deyip, elini benimki gibi yapmaya çalıştı.

İşte bu yüzdendir ki kızım yılanları çok sevdiği için, ben de ona bir yılan ördüm.

Yapılışı:

Evdeki artan ipleri değerlendirdim. Rastgele uzunluklarda kesip birbirine bağladım ve yumak oluşturdum.

Kuyruğundan 10 adet ilmekle başladım.
Yazının devamını oku »

Yorum yok | Kategoriler: Elişi - Göz Nuru

Keneden Nasıl Korunmalıyız?

Yazan: Neslihan Toker, Mayıs 27th, 2008

Geçen yıl da bu yıl gibi; keneden yüzlerce yetişkin ve çocuk hayatını kaybetti. Hala neden devlet bünyesinde önlem alınmıyor bilmiyorum.

Ben artık kızımı parka götürürken çok daha dikkatli davranıyorum.

Keneyle ilgili çok güzel bir yazı buldum, sizinle de paylaşmak istedim.

Herkes hem kendine hem çocuklarına dikkat etmeli. Çünkü kenenin bıraktığı sıvı öldürücü. Yazının tamamını okumanızı tavsiye ederim. Dr Murat Fırat’a bu bilgiler için teşekkürler…

KeneKENE:

Keneler kan emerek beslendikleri için hemen tüm yabani ve evcil hayvanların (inek, koyun, köpek, kemiriciler, yerde beslenen kuşlar vb.) üzerinde bulunabilir ve bu hayvanlardan insana geçebilirler. Ayrıca, çalılık ve yeşil, yüksek otlu alanlarda bulunan keneler, beslenmek için doğrudan insanlara da geçip ısırabilirler. Bu nedenle daha çok kırsal bölgelerde ve hayvancılıkla uğraşan kişilerde görülmekle birlikte kentsel alanlardaki uygun ortamlarda da bulunabilirler.

KENE VÜCUTTAN NASIL KAN EMER?:

Keneler kan emişini tamamladıktan sonra ayrılırken bir sıvı salgılarlar. Virüs genellikle bu sıvı ile bulaşır. Kan emdikleri ve virüsü bulaştırdıkları tüm canlılar hasta olabilir fakat hastalık genellikle hayvanlarda hafif ve bulgusuz seyreder. Bu nedenle daha az görülmekle birlikte hasta hayvanların salgıları ve kanları aracılığıyla da hastalık bulaşabilir.

Kenelerin kan emişi uzun bir süreçtir. Sinekler gibi hemen sokup kısa sürede kan emişini bırakmazlar. Kan emmeye başlayan kene, ağız kısmındaki hortumunu cilt içine sokar ve doyuncaya kadar çıkartmaz.

KENEYİ VÜCUTTAN NASIL ÇIKARTABİLİRİZ?:
Yazının devamını oku »

Yorum yok | Kategoriler: Bebek Gelişimi, Beslenme ve Sağlık