Yazan: Neslihan Leyla Toker, Aralık 30th, 2008
Kızım 22 aylık oldu. Ağlama nöbetlerinde bugün 4. günümüz.
–İlk gece saat 01 gibi uyandı, gözü kapalı durmadan ağlıyor, kucağımda gezdirirsem susuyordu. Yatırdığımda yine uyanıp ağlamaya başlıyordu. Bir türlü geçmeyen soğuk algınlığı hastalığının devamı sanıp, kulağını da tuttuğu için ağrı kesici verdik.
–İkinci gece yine 01 civarında ağlayarak uyandı. Bu ağlaması daha değişikti. Çığlık atarak ve kucağımdan kendini atarak ağlıyordu. Yere bıraktım, kendi haline ne yapacak bakalım diye. Kendini ordan oraya savurup çılgınca ağladı.
Bebeğimi bu şekilde görmek hem benim hem babası için çok zordu.
Yazının devamını oku »
| Kategoriler: Bebek Gelişimi, Beslenme ve Sağlık, Çocuk Gelişimi
Yazan: Neslihan Leyla Toker, Aralık 26th, 2008
Dün 3 aylık bir bebeği olan arkadaşımla telefonda konuşurken, bu yazıyı yazmak aklıma geldi.
“Bebeği Yatağa Alıştırmakla” ilgili üç örnek anlatacağım. Üçünü de okurken kendi çocuğunuzu karşılartırmayın.
Her çocuk farklıdır. Anneyle çocuğun koordinasyonu önemlidir.
Arkadaşım, bebeğin sürekli emmek istediğini ve hep kucakta olmak istediğini, yatağına alıştırmaya çalışırken de ağladığını anlattı.
Benim o zamanlardaki halim aklıma geldi.
- Kızım Ela doğduğunda özenerek aldığımız beşiğinde hiç yatmadı. Sallanmak da istemedi. Beşiği kaldırıp karyolasını kurduk. Hiç sallanmadan (ne ana kucağında ne de beşikte) 6 aylığa kadar uyudu.
Yazının devamını oku »
| Kategoriler: Bebek Gelişimi, Çocuk Gelişimi
Yazan: Neslihan Leyla Toker, Aralık 5th, 2008
Yaklaşık 6. aydan sonra yatağa gidiş hep aynı saatte ve düzen içinde olursa bebeğinizin uyuması kolaylaşacaktır; bebekler alışık oldukları seşleri yapmaktan hoşlanırlar. Bu aydan sonra, her yerde kolayca uyumayabilir, uyku düzeni tatil, yolculuk gibi alışkın olmadığı ortamlarda kolayca bozulabilir.
Onunla her gece, yatmadan önce “uyku çncesi söyleşi” yapmalı, evden uzakta olsanız bile bunu her gün sürdürmelisiniz. Yatma zamanı eğlenceli bir hale gelirse günün sevdiği bir parçası olur.
Yatma zamanı:
Bebeğinizin yatma zamanını saptamak size ve eşinize kalmıştır. Bunu her gün uygulayabileceğiniz ve yeterli zamanı ayırabileceğiniz biçimde düzenlemelisiniz. Hem sizin hem de eşinizin evde olacağı kadar geç, ama başka konulara zaman bırakacak da erken olmalı. Akşam 6 ile 8 arası uygun saatlerdir.
Uyku Alışkanlıkları:
Yazının devamını oku »
| Kategoriler: Bebek Gelişimi, Çocuk Gelişimi
Yazan: Neslihan Leyla Toker, Kasım 26th, 2008
Hava soğuduğundan beri, kızımla eve tıkıldık. Yazın, mutlaka sabah 1 saat akşam üzeri 2 saat olmak üzere günde iki kez dışarı çıkar, gezer, çocuk parkına giderdik. Ağaçlık, yeşilliklerde top oynar, sokaklarda yürüyüş yapardık.
Böyle olunca Ela hiç sıkılmaz, enerjisini çok iyi atardı. Akşam yemeğini çok iyi yeyip mışıl mışıl uyurdu.
Ama şimdi sadece bir kez, yapabilirsek 1 saat parka çıkabiliyoruz.
Eğer yağmur yağıyorsa, o günü evde geçiriyoruz. Buna hiç alışık olmadığı için canı çok sıkılıyor.
Bu durumda evde oynanabilecek oyunlar bulmak, aktiviteler yapmak gerekiyordu.
Öyle de yaptık.
Kartondan oyuncaklar..vs.
Kızımın evde oyun oynamasını izlerken, her gün değişik ve zor hareketleri yapmaya başladığını, her şeyi keşfetmeye çok açık olduğunu izliyorum.
Bu sebepten bu ev günlerinde, tüm annelere ve bakıcılara önerim; onları ne kadar çok şeyle tanıştırırsanız o kadar gelişmesine yardımcı olursunuz.
Yazının devamını oku »
| Kategoriler: Bebek Gelişimi, Çocuk Gelişimi
Yazan: Neslihan Leyla Toker, Kasım 21st, 2008
Özellikle yenidoğan bebeklerin ağlamaları için ne yapsam da bebeğim ağlamasa diye düşünürüz. Derdini anlatamaz ama karnı ağırıyor olabilir, aç olabilir. Anne tecrübe kazanıp bunları anlayana kadar bebek biraz zorlanır.
Benim kızım 5. ayına kadar çok fazla ağlamadı. Bir kaç kez 5 - 10 dakika ağladı. Onun da sebebini anlayıp giderdiğimde sustu.
Bu konuda çok tecrübem olmadığı için, başucu kitabımdan (Annelik ve Bebek Bakımı-Elizabeth Fenwick ) bu yazıyı sizlerle paylaşmak istedim.
Özellikle yeni annelerin okuması gereken bir yazı:
Bebeğin neden ağladığını ya da sustuğunu çoğu zaman bilemeyiz. Ağladığında beslemek ya da kucağa almak gibi ilk akla gelen yöntemleri denediyseniz, öbür taktikleri de uygulamanıza rağmen bebeği susturamıyorsanız, ağlama nedeni başka olailir. Aşağıda bunlardan bir bölümünü bulacaksınız.
- Hastalık bebeğinizin ağlamasının başlıca nedeni olabilir. Bu durumda özellikle her zamankinden değişik bir biçimde ağlar. Bebeğiniz olağandan değişik belirtiler gösteriyorsa zaman yitirmeden doktorunuzu arayın. Nezleden dolayı burnu tıkanmış bir bebek rahat soluk alamadığı için beslenemez, parmağını ememez ve çok ciddi bir hastalığı olmamasına rağmen rahatlayamaz. Doktorunuz burun açıcı damla verebilir.
Ben burnu tıkanıksa; çok çok az miktarda Wix’i bir oyuncağına sürüp burnuna yakın bir yere koyuyordum. Onu kokladığında daha rahat nefes alıyordu. Bir de minik bir yastığa yatırıyordum.
| Kategoriler: Bebek Gelişimi
Yazan: Neslihan Leyla Toker, Kasım 12th, 2008
Yine bir doktor kontrolü için gittiğimiz Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi’nin yararlı broşürlerinden birini aktarmak istiyorum sizlere. Yeni anneler için çok faydalı bilgiler içeriyor.
Aşağıda sıralanan banyo tekniği, bebeğinizin göbeği düşene kadar yani ilk 1 hafta-10 gün içinde uygulayacağınız tekniktir:
- Bebeğinizin göbeği düşene kadar ve sonraki 2-3 gün bebeğinizi akan suyun altında yıkamanız önemlidir. Böylece su akıp gideceği için, göbeğin kirli sudan ile teması ve enfeksiyon riski önlenmiş olur.
- Hava şartları ve evinizin sıcaklığı uygun ise bebeğinizi her gün banyo yaptırmanızı tavsiye ediyoruz. Çünkü banyo, bebeğinizin rahatlamasını ve gelişimi açısından önemlidir. Ancak şartlar uygun değilde banyoyu gün aşırı yaptırmak da yeterli olur.
- Banyo yaptıracağınız ortamın ve kullanacağınız malzemelerin temiz ve yanlızca bebeğinize ait olmasına özen gösterin.
Yazının devamını oku »
| Kategoriler: Bebek Gelişimi
Yazan: Neslihan Leyla Toker, Ekim 28th, 2008
Sitemizi yenilemeye karar vermemizin bir nedeni de destekçilerimizin olmaya başlamasıydı.
PETİ Oyuncak’la tanışmamız 1997′de olmuştu. Ankara Hoşdere Caddesi’nde mükemmel bir mağaza açmışlardı. Hem perakende müşteriye hem de kreşlere yönelik aklınıza gelen herşeyi satıyorlar ve üretiyorlardı. O zamanlarda Joker’ler falan da yoktu. Peti’nin sahipleri Salim ve Aysel çok ileri görüşlü olmalılar ki, onların 10 yıl önce yaptıklarını, şimdi başkalarında görebiliyoruz. Ankara’nın yanı sıra; Osmaniye, Bursa ve İstanbul’da da mağazaları var.
Biz ebeveyler için en önemlisi; bir oyuncakçıya girdiğinizde, çocuğun “zarar vermeden” bazı oyuncakları keşfetmesi, dokunması gerekiyor. Onu yapmazsa mutsuz oluyor, merak ediyor.
Ya çocuğu hiç oyuncakçıya sokmayacaksın ya da oyuncakları dokunmasına izin vereceksin.
Bu durum Peti için de çok önemli ki internet sitelerindeki sloganları “GÖREMEDİKLERİNİZİ GÖRÜN, DOKUNAMADIKLARINIZA DOKUNUN DİYE SİZİN İÇİN HAZIRLADIK !”
Yazının devamını oku »
| Kategoriler: Bebek Gelişimi, Çocuk Gelişimi
Yazan: Neslihan Toker, Ekim 23rd, 2008
PC Net Dergisi’nde okuduğum Psikolog Melisa Küçük’e ait güzel bir yazıyı sizlerle paylaşmak istedim.
Okumanızı tavsiye ederim.
İlk 3 yılda çocuğun bağlanabileceği bir yetişkinin olması çok önemlidir. Bu bağlılık çocuğun birey olmaya geçiş sürecinde etkilidir ve dış dünya ile ilişki kurmasında istek ve ihtiyaçlarını belirtmesinde ve karşılamasında bir araç olarak kullanılır. Yazının devamını oku »
| Kategoriler: Bebek Gelişimi, Çocuk Gelişimi
Yazan: Neslihan Toker, Ekim 15th, 2008

Kızım 1 yaşına girdiğinde, buruşturduğum kağıdı mutfaktaki çöp kutusuna atmayı öğrettim.
Zaten bizim hareketlerimizi dikkatle izliyor ve yapmak için çaba sarfediyordu. Bu görev onun çok hoşuna gitti.
Artık benim eskiz kağıtlarımı kendisi atıyor.
Şimdi 18 aylık, kağıdı çöpe atmanın yanı sıra bazı oyuncaklarını kendisinin belirlediği yerlere koymaya başladı.
Geçen gün doktor kontrolüne gittik. Dr. Meral Saraçel “artık bazı sorumlulukları vermeye başlayın” dedi. “Örneğin sofra kurulurken bir şeyi mutlaka o getirsin, çamaşır asarken mandal versin…”
Biz de başladık. Mandal vermeye çamaşır makinasından bir kaç çamaşırı alıp sepete koymaya…
Demek doğru yapıyormuşuz dedim kendi kendime. Doktordan dönüp, bunları bir arkadaşa anlattığımda aldığım “yok artık daha neler! Bu yaştaki çocuğa ne sorumluluğu verebilirsin ki!” tepkisinden sonra bu yazıyı yazmaya karar verdim.
Bakın uzmanlar neler neler söylüyor bu konu hakkında.
Yazının devamını oku »
| Kategoriler: Bebek Gelişimi, Çocuk Gelişimi
Yazan: Neslihan Toker, Temmuz 17th, 2008
Dişlerle ilgili 13 aylıkken yazdığım tecrübelerime taş çıkartacak bir seri diş ağrısı çekti kızım.
Tam 7 gün sürdü, hala da devam ediyor.
İlk dört gün ateş oldu. En kötüsü de hafta sonuna denk gelmesiydi. Ateşin idrar yolları enfeksiyonu göstergesi olabileceğini düşünerek idrar tahlili yaptırdık. Hafta başına kadar ateşini ilaçla ve sirkeli suyla düşürmeye çalıştık.
Pazartesi sabahı doktora gittiğimizde, ağzına hiç bir şey sokturmamasının nedenini anladık. Çünkü 6 dişi birden geliyordu ve damağı şişmişti. Biraz da boğaz enfeksiyonu vardı. Ateşi o yapmıştı demekki! Neyseki idrarında bir şey çıkmadı.
Diş ağrısı için ilaç olarak; ağrı kesici şuruplardan ve diş jellerinden başka bir seçeneğiniz yok.
Ben; hepinizin bildiği Calpol ve Dolven’i sırayla kullandım. Birinden verip 5 saat sonra diğerinden verdim (doktor tavsiyesidir, siz de doktora başvurarak kullanınız).
Yazının devamını oku »
| Kategoriler: Bebek Gelişimi, Beslenme ve Sağlık